• BIST 97.886
  • Altın 277,930
  • Dolar 5,8286
  • Euro 6,4899
  • Adana : 19 °C
  • Osmaniye : 17 °C
  • İçel : 21 °C
  • Hatay : 12 °C
  • Kmaraş : 12 °C

Yerel Yönetimler ve Adana’da Belediyeler

22.09.2014 00:08
Mahmut SARIALİOĞLU / GÖRDÜKLERİM

Mahmut SARIALİOĞLU / GÖRDÜKLERİM

Değerli okuyucularım yerel yönetimlerle ilgili konuya geçmeden önce; son günlerde basından ve medya organlarından öğrendiklerimize göre, bizimde önceki yazılarımızda defaatla üzerinde durduğumuz konuların başında gelen toplu taşımadaki başıbozukluk ve denetimsizlik ile kayıt dışı, gürültü ve görüntü kirliliğine sebebiyet veren işporta ve seyyar satıcılarla ilgili şikâyetlerimiz dikkate alınmış olmalı ki Büyükşehir’in az da olsa bir harekete geçmesi dikkate değer.

 Diğer taraftan bir önceki yazımda da belirttiğim üzere, toplu taşıma araçlarına yapılan zammın kısmen de olsa aşağıya çekileceği yönündeki haberler çıkmaktadır, umarım gerçekleşir.

Belediyenin bu çalışmalarını Adana halkı adına olumlu buluyoruz. Tabii ki temennimiz geri adım atmadan çalışmalarının devam etmesidir. Temiz Adana için bu doğru yoldaki çalışmalarını, kararlılığını sürdürebilirse, yapılan baskı, nümayiş ve dirençlere karşı dik durabilirse, göreceğiz.

Yerel yönetimler, âdemi merkeziyet yani yerinden yönetim, demokrasilerde halka hizmetin birebir doğrudan verildiği yerlerdir. Demokrasi ile yönetilen ülkelerde siyasi partilerin ilk sınavının, uygulamanın olduğu ortamlardır. Yerel yönetimlerdeki başarı, buradan yüzünün akıyla çıkanlar, icazet alanlar başarıları oranında onları yukarı merkezi yönetim kademelerine taşır. Yani değişik bir ifadeyle söylemek gerekirse iktidara gelmenin yolu yerel yönetimlerdeki başarıdan geçer.

 Yerel yönetimlerde başarılı olan siyasi aktörler, mensubu oldukları siyasi partiyi merkezi idarenin yönetimine taşırlar, devlet idaresinin başına gelmesini sağlarlar. Tabandan tavana doğru, küçük birimlerdeki tecrübelerini, yeteneklerini, birikimlerini uygulayarak, aşama, aşama yukarıya doğru yükselirler. O zaman da hem iktidar, hem de muktedir olup hizmet alanını genişletirler.

Devlet yönetimine talip olan siyasi partiler, öncelikle yerel yönetimlere çok önem vermeleri yerel adayları ve geleceğin yöneticilerini seçerken/atarken titiz davranmaları, gerekmekte, bunun için yerel yöneticileri seçen veya atayanlara çok iş düşmektedir.

Yerel yönetimlerde, yöneticilerin yani belediye başkanlarının, başarılı olabilmeleri ancak o yerin/mahallin bulunduğu alanın ve bölge halkın sorunlarını – beklentilerini - önceliklerini görebilmeleri, iyi analiz edip doğru okumaları/yorumlamaları ile mümkündür.

 Yoksa belli çevrelerin kuşatması altında onların görüş ve düşünceleri doğrultusunda hareket edenler, çoğu zaman gerçeklerden ve halkın beklentilerden uzaktır.

Sokağın sesini duymayanlar, bırakın merkezi hükümette iktidara gelmeyi bir sonraki seçimde yerini dahi koruyamaz duruma düşerler, silinir giderler. Siyasette en belirleyici yer, sokağın sesidir. Bunu göz ardı edenler, dikkate almayanlar önce kazansalar da, sonuçta kaybederler.

 İktidarda kalabilmek de, iktidara gelebilmek kadar önemlidir. Yoksa saman alevi gibi geçip giderler. Uzun soluklu düşünen siyasetçiler ileriyi, geleceği iyi görüp okuyabilen kimselerdir.

 Seçilenler belli bir siyasi partinin, bir görüşün mensubu olmaları çok doğaldır. Hatta ahenkli çalışmak için sınırlı bir yönetici değişikliği yapmaları da anlaşılabilir. Ancak hizmet anlamında hiçbir ayrıma sebebiyet verilmemesi esas olmalıdır. Sokak bunu iyi görür, iyi okur.

Son yıllarda yerel yönetimlerle ilgili köklü değişiklikler oldu, yerel yönetimlerin idari ve mali yapılanmasında olumlu gelişmeler sağlandı. Büyükşehir yasasından tutunda Kentsel dönüşüme yasasına kadar onlarca kanunda yeni düzenlemelere gidildi.

Yapılan bu son düzenlemelerle çok başarılı sonuçlar elde edildi, ediliyor da. Ülke genelinde yüzlerce belediye, bu sağlanan imkânları fırsata dönüştürerek, mensubu oldukları şehirleri adeta uçuruyorlar. Çok başarılı hizmet veren yaşam standartlarını yükselten belediyeler mevcut bunlar gece gündüz demeden harıl harıl çalışıyorlar.

Birde sağlanan bu imkânlara rağmen hemşerileri / halkı adına iyi kullanamayan, tabire caizse eline yüzüne bulaştıran yerinde sayan belediyelerde var, bu her iki tip belediyeler için onlarca örnek vermek mümkündür. 

Yerel Yönetimlerde, işin sırrı, Yöneticilerde yani belediye başkanlarında, Eğer başkan hemşerilerine hizmet vermekte kararlı ise hiçbir güç onu alıkoyamaz, en olumsuz şartlarda dahi tekeden yağ çıkartır, iktidar mensubu olmasına gerek de yok, bağımsız yada muhalefet partili olması başarıya engel değildir.

 Hiç kimseye el açmadan rahatlıkla kendi yağında kavrulur hatta gerekli olan birçok projeyi de hayata geçirebilir, samimiyetine inanıldığında, gayreti görüldüğünde hemşerileri onu yarı yolda bırakmaz, halkın teveccühünü kazanır.

 Yeter ki samimi olsun, şeffaf olsun, yoksa tribüne farklı hitap edip, kapalı kapılar arkasında farklı hesaplar peşinde olanlar, kısa süre sonra bütün iç ve dış dünyası deşifre olur, halk da, sokak da, hatta kendi siyasi sempatizanları dahi arkasında durmaz, ayrıca topluma da yük olur.

Yerel Yöneticilerin; hizmette şeffaf olmaları, karşılaşılan sorunları çözemediğinde kendini aşıyorsa halka gitmeli, sormalı paylaşmalı, alternatif çözüm önerileri ile halkın karşısına çıkmalı ve bu şekilde paylaşarak sorunların üstesinden gelmeli.

Halkında Belediye başkanlarını salt hizmet anlamında değerlendirmeleri gerekmektedir.

 Başarı hizmetle ölçülmelidir. Şu partiden, bu partiden deyip “at gözlüğü”  ile bakılmamalıdır. Adam çalışıyor başarılı hizmetler veriyorsa partisine de, siyasi düşüncesine de bakılmaksızın takdir edilmeli, destek verilmeli, yok başarısız, sınırlı bir kesimi kollayıp içerde başka dışarıda başka işler peşindeyse sırf partili diye bunlara da sahip çıkılmamalı. Çünkü hizmet için seçildiler en azında halka o şekilde taahhütte bulundular.  Onun için değerlendirme de yapılan hizmetle orantılı olmalıdır.

Her başkan; zaman zaman sivil dolaşmalı, ani denetimlerde bulunmalı, iş ve işlemleri yerinde görmeli, halkın arasına girip, taleplerini dinlemeli, o da yetmez önünü ve geleceğini görmesi bakımından icraatları hakkında kendi yakın çevresinden değil, dışarıdan tarafsız kuruluşlara her ay anket yaptırmalı, başarı yada başarısızlık grafiğini ay ay görmeli, kendisini test etmeli.

Zira ülkemizde tüm belediyeler aynı kanun ve yönetmeliklerle yönetilmekte, sorunlarda büyük oranda birbirine benzer, buna karşın bu sorunların üstesinden gelen çok başarılı belediyeler var.  Demek ki iş dönüp dolaşıp yerel yöneticilerin yeteneklerine, becerilerine, samimiyetlerine, dürüstlüklerine kalıyor.

Belediye başkanları, olağanüstü, istisnai durum (Afet) dışında, hizmet vermede hiçbir şekilde mazeret üretme lüksüne sahip değildir. Zira bilerek, bildiğini iddia ederek geldiler, değişenlerde, bir önceki durumu tenkit ederek, daha iyi yapacağını deklare ederek seçildiler. En azından halka o şekilde gittiler, oy istediler ve Başkan seçildiler. Dolayısıyla söylediklerini, taahhüt ettiklerini, bir takvime bağlayarak birer ikişer yerine getirmek durumundadırlar.

Yoksa kim olursa olsun söylediklerini yerine getiremezseler halk nezdinde ki itibar ve inandırıcılıklarını kaybederler. Atalar boşuna dememişler “büyük lokma yut da büyük konuşma” diye, altından kalkamayacağın iş ve işlemleri taahhüt etme. Madem seçim meydanlarında söyledin o zaman bir yerden başla.

 Onun için diyorum ki; Sayın Başkanlarının - yerel yöneticilerin vakit kaybetmeden daha yolun başında iken rutin hizmetleri ciddiye alıp kaliteli hizmet vermenin yollarını aramaları, o gayreti içinde olmaları, toplumsal ortak beklentilerine,  öncelik vermeleridir.

Değindiğim konuları başkanların aşağı yukarı bildiği konulardır. İster çalışır, ister çalışmaz sonuçta bu işin bir faturası çıkar.

 Benim esas amacım kamuoyunun bilgilenmesi, artık bu zamanda senin adamın, benim adamım, senin partin, benim partim muhabbetinden ziyade esas üzerinde durulacak konu; seçilen bu başkanlar iş yapıyor mu, yapmıyor mu noktasında değerlendirilmesi. Sonuçta bölge halkının verilen belediye hizmetlerinde çok duyarlı olmaları, yapılanı da, yapılmayanı da, yapılması gerekeni de, seçimden önceki taahhütlerini de iyi takip etmeleridir. Temennimiz bir dönemin daha heba olmamasıdır.  

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
murat kapukaya
23 Eylül 2014 Salı 23:05
23:05
sayın sözlü sadece adananın başkanı gibi değil, geleceğin başbakanı gibi davranırsa hedefini dahada büyütmüş olur ve bu da adana için bence kazanım olur. sonuçta olur yada olmaz farketmez hedefi büyük tutmak lazım...
212.174.109.64
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Adana Yorum | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0322 290 27 16 / 0532 268 05 48 | Haber Yazılımı: CM Bilişim