• BIST 95.830
  • Altın 264,616
  • Dolar 5,7645
  • Euro 6,5666
  • Adana : 36 °C
  • Osmaniye : 38 °C
  • İçel : 33 °C
  • Hatay : 34 °C
  • Kmaraş : 39 °C

Varoluşta İnsanın Trajik Durumu - 2

27.03.2015 09:16
Ömer AĞAÇLI

Ömer AĞAÇLI

İnsan varoluşta içkin alanda, nesneler diyarında yaşar. Varoluş sadece içkin alan değil, onun belirleyicisi olan diğer üst varlık alanı, aşkın alandan ibarettir. İnsanın ruh dünyası aşkın alan, metafizik alana aittir. İnsanın tüm savrulma halleri, trajik sorunları içkin alanda hapis hayatı yaşamasındandır. Bu nedenle insanın aşkın boyutunun uyarılması, içkinlik zindanından kurtarılması gerekir. Burada karşımıza “ din” çıkar. Din, Allah’ın içkin alemdeki insanı kurtarıcı lütfudur. Din, inayettir. Kelimenin mistik anlamıyla baki olanın fani olana inişi ve hayata müdahalesidir. Din, göğün desteği, Allah’ın rahmetinin tecellisidir.

Din, peygamberler vasıtası ile Allah’ın var oluşa yeni ruhla destek olması, bilgi ve bilinç vermesidir. Şu kadar var ki dinsiz esaretten kurtulmak mümkün değildir. Manevi pusula olmadan insan özgürlüğünü elde edemez.

İçkin alemin kapsamında yaşayan insan özgürlüğünü yitirmiş, hayatın amacı ve anlamından habersiz, savrulan, sarhoş, şuuru bulanık bir tipdir.

İnsan, içkin alemden yakayı kendisi kurtaramaz, ancak aşkın alemin bilgisi ile kurtarabilir. Yani vahiy. Nitekim 65/2 ayette “ Kim Allah’a inanır ve ona uyarsa, Allah ona bir çıkış yolu yaratır.” Diye vahyin kurtarıcı rahmetinden bahseder.

Var oluşta içkin alemi anlamlandıran, yaratılış amacını belirten aşkın alemdir. Peygamberlerin dönemleri Allah’ın Rahmetinin, desteğinin olduğu, aydınlık dönemlerdir. İnsan, bu aydınlık dönemlerdeki rahmet bilgilerini karanlık dönemlerde unutmamalıdır. Karanlık dönemlerde aydınlık dönemin bilgilerine tutunarak yol bulunabilir. Şu kadar ki manevi yükseliş, kurtuluş, pusulayı şaşırmadan yaşamak bu bilgilere tutunarak gerçekleştirilebilir. Bilgi problemi açısından çok önemli hususa burada değinmek istiyorum. O da insan aşkınlığa yükselmeden, içkin varlık alanını doğru, gerçekçi biçimde algılayamaz.

Gelelim günümüze, modern dönem varlığı, hakikati kendi pozitivist bakış açısıyla sınırlandırmıştır. Modern insanın açmazı buradan kaynaklanıyor, diye düşünüyorum.

İnsan bu trajik durumdan ruh ipine sarılarak kurtulabilir..Ruh ipi Allah’ın ipidir. İnsan bulunduğu durumdaki beşeri bilgilere sarılarak, hatta onlara taparak, bildiklerini fetiş edinerek, kurtulamaz. Bu bağlamda söylenebilecek soz söz de şudur: Kur’an ve evren iki kitapdır. Bu iki kitap aklın önündedir. Bu iki kitabı birlikte okumadan yol bulunamaz.

Büyük yaşam adamı, sufi İbn Arabi’nin şu sözlerini aktarmadan sözümü tamamlamak istemiyorum. Arabi diyor ki: “ Bir insan aslından ,özünden ne kadar uzaklaşırsa, uzaklaştığı nisbette özüne ilişkin hakikat bilgilerinden de o kadar uzaklaşır, hatta onu kaybeder. Çağımızın insanı hakikatte uzaklaşmıştır…

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Adana Yorum | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0322 290 27 16 / 0532 268 05 48 | Haber Yazılımı: CM Bilişim