• BIST 104.371
  • Altın 229,504
  • Dolar 5,4781
  • Euro 6,2166
  • Adana : 20 °C
  • Osmaniye : 20 °C
  • İçel : 19 °C
  • Hatay : 18 °C
  • Kmaraş : 14 °C

Suriye’de Ateşkes

29.02.2016 13:10
Prof. Dr. Esat ARSLAN

Prof. Dr. Esat ARSLAN

“Dekont” askerliği dışında, kısa-uzun dönem askerlik yapanlar bilir, askerlik hizmeti sırasında en güzel komutlardan biridir, “Tüfek Çatılacak, Çat” komutu. Hep sevmişizdir, severiz. Neden? Nedeni açık. Arkasından istirahat komutu gelir, soluklanırsınız, nefes alır, kendinize gelirsiniz. Askerlik hizmeti çok büyük efor gerektirir, 10 dakikalık istirahatte bile yorgunluktan, 3-5 nöbetinden sonra uyuyanı görebilirsiniz. Atış alanında, tatbikatta, manevrada “Ateş Kes” komutanından sonra, komutu veren de komutu alan da tedirgin olur. Yaşanmıştır, biliriz. Ya uyulmazsa diye, irkiliriz. Birliğin çapına, yerine göre bir müddet çata pat seslerini bile duyabilirsiniz. Evet, sevgili okurlar, ABD ve RF öncülüğünde Suriye’de masa başında “Ateş Kes” kararı alındı. Ama izlenildiği kadar, uyulmadığı da görülüyor. Bırakın uyulmasını, bazı tarafların yangından mal kaçırır gibi, toprak almaya devam ettikleri de görülmektedir. Bazı Afrika ülkelerine gidişi öncesi Suriye’yle ilgili açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ateşkes uygulamasının ancak üçte birinde olduğu, tamamında bir ateşkesin söz konusu olmadığını büyük harflerle vurgulaması bunun en doğal sonucudur. Aslında bu ateşkes, kısmen uygulanan bir karar durumunda olduğunu çatışmaları ve tarafların durumlarını yakından takip edenler için hiç de yanıltıcı olmadığının altını çizmekle yetinelim.

“Bloklararası Vekâlet Savaşı” (Inter-Block Proxy War)‘nın Suriye’de bulunan tüm güçleri hem aktif, hem de karşı karşıya hale getirmiş olması, Suriye’yi deyim yerindeyse adeta St.Barnabas’taki iğneli fıçıya benzeştirdiği de görülmektedir. Suriye’yi bir bütün olarak fıçının içine canlı canlı kapatan yayılmacı güçler, fıçıyı beş yıldır, en çok da son altı aydır yuvarlamakla meşgullerdir. Haberiniz olsun, “Ateşkes Kararı” da kan gölüne dönmüş olan Suriye fıçısının musluğunun açılacağı zamandır. Paskalya öncesi olduğuna göre, Yortularında, Mayasız Bayramlarında, Karnavallarında kullanacaklar her halde… Biliyorsunuz, Karnaval sözcüğü de “Etsiz” anlamına gelen kanonik (Hıristiyan Şeriatı) bir kelimedir. Şenlik anlamında kullananlara bir kez daha duyurulur.

Irak’ta sütten ağzı yanan ABD’nin, Suriye’de olaya doğrudan müdahil olmayarak vekâlet savaşını yeğlemesi tarafların doymak bilmeyen histerik kan istemlerini gündeme de getirmiştir. Suriye’nin istikrarsız bölgelerine üşüşen bu yayılmacı güçler ve onların hempaları, Suriye eksenli kan ve gözyaşı akıtmaya devam etmeleri, hep bu kanlı politikanın eseridir.

Suriye’nin Arap, Yahudi, Türkmen, Kürt, Ermeni, Ezidi, Çerkez Filistinli ve Iraklı mültecilerden oluşan etnik yapısı, inanç sistemi bakımından da Sünnî, Şiî, Nusayri,  Dürzî ve İsmailî, Hıristiyan Rum Ortodoks, Ortodoks Ermeni, Suriyeli Ortodoks, Rum Katolik ve birer Suriyeli Katolik, Katolik Ermeni, Maruni ve Musevi olarak çok yapılı dini yapısı ayrımsallığın parametrelerini oluşturmaktadır. İşte bu parçalı modüler kültür yapısına sahip olması nedeniyle Suriye bir evren ülke konumundadır. Büyük resme Suriye özelinde bakıldığında ise, Osmanlı’dan sonra İngiliz İstihbarat Servisi (BİS) tetiklenen gerek etno-milli, gerek dini bakımdan parçalanmış bu jeo-kültürel yapı, çatışan rezonatik bir yapıyı çağrıştırmış, halkların kardeş kavgasını, kan ve gözyaşını hedeflemiştir. Bu öylesine ekilen, beslenen kurgulanmış sarmal bir yapıdır ki, devamlı çatışma, ihtilaf ortaya çıkarmaktadır. Deyim yerindeyse bir şekilde Suriye’ye dokunmanın dünya dengelerine dokunmakla eş değer bir durum yaratmaktadır. Bu durum, Haçlı Seferlerinden bu yana birçok kez sınanmış, günümüzde de bir kez daha sınanmaktadır. Bir başka deyişle Dünya Suriye’de barışı bozmanın, dünyayı savaşa sokma anlamına da gelmekte olduğu gerçeğiyle karşı karşıya bulunmaktadır. Bu şekilde, uluslararası jargonda Ortadoğu’nun klasik darb-ı meselleri arasında yer alan “Mısır’sız savaş, Suriye’siz barış olmaz” veciz ifadesi bir kez daha kanıtlanmaktadır. Yanisi şu, Suriye’de “Ateş Kes” denilince “Emir demiri kesmiyor.” Ve de kesmemektedir. Ve de bunu “ben yaptım oldu” mantığıyla da açıklayamazsınız.

Olayları tetikleyenler, istikrarı gerenler, olaylara sebebiyet veren istihbarat servislerini, kiraladıkları yasadışı örgütlerini ortalık yerlerden çekmek, barış koşullarını bölge insanının ferasetine ve basiretine bırakmak zorundadırlar, bizden söylemesi. 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Adana Yorum | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0322 290 27 16 / 0532 268 05 48 | Haber Yazılımı: CM Bilişim