• BIST 94.137
  • Altın 281,998
  • Dolar 5,8801
  • Euro 6,4975
  • Adana : 22 °C
  • Osmaniye : 23 °C
  • İçel : 25 °C
  • Hatay : 24 °C
  • Kmaraş : 22 °C

Soma Kazası / Faciası üzerine

18.05.2014 22:29
Mahmut SARIALİOĞLU / GÖRDÜKLERİM

Mahmut SARIALİOĞLU / GÖRDÜKLERİM

13.05.2014 tarihinde Manisa’nın Soma ilçesinde meydana gelen maden kazası sonucunda 301 vatandaşımızı kaybettik. Bu maden şehitlerimize Cenab - ı Allah’dan (c.c) rahmet, kederli ailelerine baş sağlığı diliyorum. Mekânları cennet olsun, geride kalan aileleri için dayanılması zor bir durum, ateş düştüğü yeri yakar. Onlara da Allah (c.c) sabır diliyorum.

Şimdi bu elim kaza ile devlet bir taraftan kaza mahallinden acilen tahliye çalışmalarını yaparken, Diğer taraftan daha işin aslına dair, yani neden kaynaklandığı, ihmal mi, kusur mu, kasıt mı facianın aslı, nasıl olduğu netleşmeden en azından bu acılı günlerde bu durumu siyasi ranta dönüştürmek için malum çevreler sosyal medya üzerinden vurmaya başladılar. Bir gün zor sabrettiler.

Daha hiçbir şey objektif olarak ortaya konmadan, başbakandan tutunda iktidarın tüm mensuplarına olmadık hakaretler yağdırılmaya başlandı. Her olaya, her duruma sübjektif, at gözlüğü ile bakan zihniyet, gerçeklerden/doğrulardan uzak tamamen ideolojik olarak eleştirmektedir.

 Elbette bir yerde bir kusur, ihmal, hata, eksiklik, kasıt her ne varsa, bunun öncelikle aydınlığa kavuşması gerekmez mi. Bunu böyle görüp değerlendiremeyen analitik düşünceye haiz olmayan kişiler, empati yapamayanlar, kendini, orda çalışan, işçinin, işverenin yada devletin sorumlu bir yetkilisi yerine koyup da ben olsam ne yapardım sorusuna dürüstçe cevap veremeyenlerin bir nevi kaçak güreşleridir. Bu elim kaza üzerinden siyaseten/ideolojik olarak nemalanma hesaplarıdır.

Önümüzdeki günlerde muhtemelen bu kaza/facia ile ilgili kusur, ihmal ne varsa ortaya çıktığında kim kusurluysa siyasi, idari ve adli olarak bedelini ödeyecektir. Bu konu kaybettiğimiz 301 vatandaşımızın üzerinden siyasi rant sağlanacak kadar hafif almaya müsait değildir.

 Bunda devlet de kusurlu olabilir, gerekli düzenlemeleri yapmamış olabilir, yada işveren tarafından mevcut iş güvenliğinin gerekleri yerine getirilmemiş olabilir, denetim zafiyeti olabilir, her ne şekilde oluduysa bunun öncelikle açıklığa/aydınlığa kavuşturulması gerekir. Bunun sonucuna göre de insan muhatabını bilir eleştirilmesi gerekenler de bu şekilde eleştirilir. Eleştirilir ki, ders alınıp gereği yapılıp ilerde benzer kazalar yaşanmasın

Daha cenazeler içerden/ocaktan alınırken vurucu tim/provakotörler hazır kıta dört koldan medya üzerinden sokak kışkırtmaları ile gezi olaylarında olduğu gibi saldırıya geçtiler, esnafa ve etrafa, çevreye zarar vermeye hemen başladılar. Önce, montaj, dublaj görüntüleri ne varsa hazırlanıp yayına verdiler, arkasından sokak eylemlerini başlattılar. İşleri ülke istikrarını bozmak için legal yollardan yapamadıklarını illegal yollardan yani kargaşa ve kaos çıkartmak suretiyle, her yolu denemek, insanların acılarını paylaşmak yerine sureti haktan görünüp duygu sömürüsü yapıp ülke bütünlüğüne karşı başta acılı aileler olmak üzere halkı kışkırtmak duygu sömürüsü yapmak ve bu şekilde kamuoyu algısı oluşturup topyekun ülkenin istikrarını bozmak, Bu tür hareketler bize 1970 ve 1990 yılların hal ve hareketlerini hatırlatmaktadır.

 Bu son iki yıl içerisindeki su yüzüne çıkan/deşifre olan bu oyunun aktörleri ülkeyi istikrarsızlığa sürüklemek için dışarıdan ve içerden aldıkları destekle bir gayret içerisindeler. Biz bu filmi/senaryoları daha önce iki kez vizyona girdi izledik sonu hüsranla bitti. Yaşı müsait olanlar çok iyi bilirler bu baskı yıpratma kampanyası 1970 li yıllarda 10 yıl boyunca Sayın Süleyman DEMİREL’e, 1985 den itibaren ölene (1993) dek Sayın Turgut ÖZAL’a uygulandı, 2010 dan itibaren de Sayın ERDOĞAN’a karşı uygulanmaktadır.

Eğer hükümeti eleştireceksen eleştir, ama doğru bilgiler üzerinden eleştir, eleştirin yarım, yanlış ve yanlı bilgiler üzerinden olmasın, tutarlı, ayağı yere basar olsun, iktidarın veya yerel yönetimlerin her kim olursa olsun eğer idari bir zafiyet varsa, kusuru varsa hiç görmemezlikten gelme, haklı olarak eleştir. Eleştir ki doğrular gün gibi ortaya çıksın, çıksın da yönetimdekiler kendine çeki düzen versin, yoksa yalan yanlış haberler üzerinden vurmaya çalışıp da yarın gerçekler ortaya çıktığında ne inandırıcılığın kalır, ne de itibarın. Zira bu iletişim çağında/günümüzde hiçbir şeyin gizli kalmayacağı kısa süre içerisinde deşifre olacağı son yıllardaki örneklerle ayan beyan ortada.

Hal bu iken; Bu kazada içerde mahsur kalan insanları çıkartmak için canla başla çalışanları, yardım edenleri, her ne şekilde olursa olsun katkısı bulunanları görmemezlikten gelip 2 yıl önce başka bir yerde/markette çekilen bir fotoğrafı önce sosyal medya üzerinden haber yapıp arkasındanda o görüntüye bakarak Soma da olmuş gibi yorum yapmak, yada münferit bazı taşkınlıkları/olumsuz görüntüleri manşet yapmak suretiyle bunlar üzerinden iktidara vurmak/saldırmak,  her olayı, durumu ideolojik bakış açısından değerlendirmek, her yolu mubah saymak, insani de değildir, İslami de değildir.

Moda tabir ile bu tür algı operasyonları, facia üzerinden duygu sömürüsü yapmak suretiyle kamuoyu oluşturma çabaları, bu gün için kendilerini güncelleyemeyen son kullanma tarihi 1990 larda bitmiş tedavülden kalkmış ideolojilerin uyguladıkları bir yöntemdir.

Bu malum çevreler, için var mı yok mu itiraz, haksız hukuksuz eleştiri, her türlü şeye karşı, bunlara göre yapılan hiç doğru bir iş yoktur. Yer altı madenlerinin insanlığın hizmetine sunulmasına karşı, Nükleer enerjiye karşı, hidroelektriğe (HES) karşı, termik elektrik üretim santrallerına karşı, yenilenebilir enerjiye karşı, velhasıl topyekûn elektrik üretimine karşı, ama ne hikmetse bu eleştirdikleri, insanlık içinde her geçen gün önemi artan ve olmasa olmazı olan enerji üretimi için alternatif üretim önerileri ortaya koyamayan, sadece karşı olmakla yetinen bir zihniyetin mensupları.

 Alternatifini koyamadığın bir konuda eleştirinin de fazla dikkate alınır bir tarafı olmaz.

Sonuç itibariyle evrensel insan haklarına saygılı doğrular/gerçekler üzerinden yapılan dürüst, yapıcı eleştirilere evet, iftira, bozguncu, ülke ve millet bütünlüğüne zarar verecek yıkıcı eleştirilere hayır.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Adana Yorum | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0322 290 27 16 / 0532 268 05 48 | Haber Yazılımı: CM Bilişim