• BIST 97.886
  • Altın 278,016
  • Dolar 5,8286
  • Euro 6,4899
  • Adana : 19 °C
  • Osmaniye : 17 °C
  • İçel : 21 °C
  • Hatay : 12 °C
  • Kmaraş : 12 °C

Seçimden Sonra Gelinen Nokta

09.07.2015 10:31
Mahmut SARIALİOĞLU / GÖRDÜKLERİM

Mahmut SARIALİOĞLU / GÖRDÜKLERİM

07.06.2015 Milletvekili genel seçimlerinin üzerinden bir ay geçti. Seçimden önceki son bir ay ile seçimden sonraki ilk bir ay. Neler değişti nerden nereye gelindi seçimden önce neler vaat edildi şimdi neler konuşuluyor.

Genel seçimlere giderken irili ufaklı 20 civarında siyasi parti seçime girmiştir. Bu siyasi partilerin tamamı iktidardaki Ak Partiye karşı ortak ve ittifak halinde, bir kısım sivil toplum örgütlerini de yanlarına alarak meydanlarda Ak Parti aleyhine kamuoyu oluşturmaya çalışmışlar İktidarın tek başına yönettiği 13 yılı sorgulamışlar, başarısızlıklarını meydanlarda bir bir dillendirmişlerdir.

 Diğer taraftan Ak Partide seçimlerde devamı için bir taraftan 13 yılda başarısını, yaptıklarını ve bundan sonra yapacaklarını aynı şekilde meydanlarda dillendirmiş, Partinin kurucu genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ da açılış yapma yada toplumla buluşma adı altında muhtelif şehirlerde yapılan mitinglerle dolaylı ve doğrudan alışılmışın dışında mevcut iktidara destek çıkmıştır.

Her iki tarafta yani iktidar da muhalefet seçim meydanlarında bir birlerine sert ağır eleştiriler yöneltmişlerdir. Alışılmışın dışında Cumhurbaşkanının da taraf olduğu bir seçim dönemi geçirilmiştir.

Seçim sonuçları açıklandığında; dört siyasi partinin meclise girdiği (AKP, CHP, MHP, HDP), bunlardan muhalif partilerin (CHP, MHP, HDP) toplamda %60 oy aldığı, iktidar partisinin (AKP) de yaklaşık %40 oranında oy aldığı görülmüştür.

Bu durumda İktidar partisi seçimden birinci çıkmakla birlikte bir önceki seçime göre %8 civarında oy kaybına uğramıştır. Diğer muhalefet partileri kendi aralarında farklı oranlar olsa da toplamda aynı oranda oylarını yükseltmişlerdir.

Şimdi buraya kadar her şey normal, muhalefet partileri oyların artırmış, iktidar partisinin tek başına hükümet kurma yetkisi elinden alınmıştır. Bir anlamda muhalif partilerin bakışı açısından iktidarın başarısız olduğu anlamı çıkarılmış, seçmen yetkiyi muhalefete vermiş diye yorumlanmıştır. Kısmen doğrudur.

Alınan bu sonuçlara göre, sonucu iyi okuduklarını başarılı olduklarını iddia eden muhalefet partilerine seçmenin tek başına yetki verilmediğine göre kendi aralarında anlaşıp koalisyon kurmaları gerekmez mi, seçim atmosferindeki birlikte ve ittifak halinde tutum ve davranışlarını meydanlarda eleştirdikleri benzer konuları bir bir yerine getirmeleri için fırsat ellerine geçti, düz mantıkla bakıldığında beklenen buydu. Ne var ki ilerleyen zaman dilimi içerisinde bu olmadı, hatta her geçen gün söylemleriyle bir birlerinden biraz daha uzaklaşmaya başladılar.

Hatta meydanlarda koalisyonun faziletlerinden dem vuranlar, ülkemiz için çok da gerekli olduğunu iddia edenler şimdi daha ilk günden seçim sonuçları açıklanırken başladılar, adeta hükümet kurmamak için dayatmaları sıraladılar, şartlar, çizgiler havalarda uçuştu, daha seçime kadar tam tersine iktidar oluyoruz diye meydanlarda konuşacaksın, seçim sonuçları belli olunca başlayacaksın kırk dereden su getirmeye bahane üstüne bahane üreteceksin, ayakları yere basmayan, ipe sapa gelmeyen şartlar ileri süreceksin, kırmızı, kalın çizgilerden bahsedeceksin, sorumluluk almayacaksın, elini taşın altına koymayacaksın ama hala eleştireceksin, seçimlerin gidişatında 3 aşağı, 5 yukarı zaten iktidar hariç kimsenin sizden muhalefet partilerinin tek başına iktidara geleceğini (%45 alacağınızı) beklemiyordu.  Muhalefet partileri bunu meydanlarda dillendiremiyordu ama kendileri çok iyi biliyordu.

Şimdi gelinen noktada 3 muhalif partin hal ve hareketine bakınca, bırakın Ak partiyi eleştirmeyi kendi aralarında birbirlerine düşmüş vaziyetteler. Karşı tutum ve davranışlarıyla, şimdi de iktidarda sorumluluk almamak için seçmenin kendilerine ana muhalefet görevi verdiğini söyleyip yer kapmak için adeta muhalefeti bölüşemiyorlar şeklinde bir görüntü veriyorlar.

Diğer taraftan bu da yetmiyormuş gibi bir ay oldu hükümet kurmak için görev verilmedi diye yakınıyorlar Cumhurbaşkanını eleştiriyorlar.

Bakın seçimin üzerinden bir ay geçti nerden nereye gelindi seçimden önceki moda tabirle kankalar şimdi kanlı bıçaklı düşman oldular, siz bu kafayla mı devlet yöneteceksiniz demezler mi adama.

Her üçü de (CHP, MHP, HDP) iç dünyalarındaki bilinçaltı duygularını deşifre ettiler. Bu hal ve hareketleriyle bir araya gelemeyecekleri iyice kesinleşti, çok eleştirdikleri Ak partiyi de kendi tutum ve davranışlarıyla koalisyon da olmasa olmaz hale getirdiler.

Şahsen ben Ak partinin yerinde olsam çekilirim kenara buyurun madem halk sizi istiyor bir yönetin bakalım devleti, üçünüzün oyu da bunu karşılıyor, nasılmış sorumluluk almak elinizi taşın altına bir koyun seçimden önceki birlikteliğinizi bir bakıma devam da ettirmiş olursunuz.

Ülkede kısa sürede sizin yönetiminiz de düzlüğe çıkar, sizin tabirinizle kendi normal fabrika ayarlarına döner. Sizin söylemlerinize göre 13 yıllık bu karanlık dönem/yıllar yerle yeksan olur. Ekonomide, iç barış da, dış politika da hamle üstüne hamle yaparsınız.

Şaka bir yana; Bu muhalif üç parti (CHP, MHP, HDP) böyle bir koalisyon kurmuş olsalar fazla değil bir yıl sonra ekonomisi bu gün ki Yunanistan, iç barışı ise Irak ve Suriye’nin bu günkü durumu olur bundan hiç şüpheniz olmasın.

Eğer seçimden önceki gibi dillendirdikleri koalisyon iyi alsa idi, 1970- 1980 yılları ile 1989 – 2002 yılları arası olurdu o yıllar Türkiye’nin en karanlık yıllarıdır. Allah bir daha ülkemize, milletimize o yılları yaşatmasın.  

MHP ile HDP arasında bu husumete gelince, bu iki partinin tabanında ve tavanın da uyuşmazlık var, bu realiteyi kimse görmemezlikten gelemez, mevcut duruşları itibariyle pratikte anlaşmaları da mümkün görülmemektedir.  Belki daha zaman ihtiyaç var, temennimiz HDP nin terörü sahiplenmeden ülke bütünlüğü noktasında, dünyadaki gelişmeleri ve değişimi, entrikaları doğru okuyup ortak akılda da bir asgari müştereklerde buluşmaları. 

Ancak; İster sev ister sevme aynı çatı altındasın CHP içindekileri de ilave edersen onun da senin kadar tabanı var, mecliste de senin kadar vekil sayısı var, bu nedenle bu partiyi/terör örgütünü yok farz etmek de gerçekçi değildir.

Sonuç itibariyle; Ülke yönetiminde samimi olarak görev almak isteyen partiler elini taşın altına koymak durumundalar. Bu başta üniter yapının korunması ve dış güçlere yem olunmaması için olmazsa olmazdır.  Gerisi teferruattır.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Adana Yorum | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0322 290 27 16 / 0532 268 05 48 | Haber Yazılımı: CM Bilişim