• BIST 99.785
  • Altın 274,715
  • Dolar 5,7492
  • Euro 6,3925
  • Adana : 19 °C
  • Osmaniye : 21 °C
  • İçel : 25 °C
  • Hatay : 20 °C
  • Kmaraş : 18 °C

Lidere Biat Kültürü

09.06.2015 14:55
Prof. Dr. Esat ARSLAN

Prof. Dr. Esat ARSLAN

7 Haziran Genel Seçimlerini hep birlikte, izledik, yaşadık, her türlü seçeneğe açık “açık uçlu sonuçlar”ını gördük. Türkiye’de hemen herkes gölge başbakan, gölge teknik direktör olduğu için, kimimiz sevindi, kimimiz de evhamlandı, kaygılandı ve endişe duydu. Ama her şeyden önemlisi bu ülkede Türk toplumuna dayatılan “Lidere Biat Kültürü”nün iflas ettiğine bir kez daha hep birlikte şahit olduk. 25. TBMM yeni yasama dönemi herkeslere hayırlı uğurlu olsun. Gerçekten de Türkiye yeni bir döneme girmiştir. Artık tek başına dayatmaların hayal olmaya mahkûm olduğu herkes tarafından görülmüş ve anlaşılmıştır. Yine söyleyelim lider sultası şimdilik kaydıyla son bulmuş, Soğuk Savaş döneminin Demirperde ülkelerine özgü tek parti devleti de tarihin karanlıklarına gömülmeye doğru gitmekte olduğu görülmüştür.

Gelin görün ki, İslam demokratikleşmesi “Meşveret-Şura, Biat ve Ulul-ul Emre İtaat” ile birleşmiş ve bütünleşmiştir. İslam demokratikleşmesinde “Meşveret-Şura” kavramı, günümüzde sıkça söylenilen ortak akla ulaşmak için yöneticilerin birbirlerine danışması ve ortaya konulan eylem planının büyük bir katılımla daha doğru bir ifadeyle yönetişim (governance)’le yönetilmesi ve ama her seviyede halka hesap verilmesidir. İran yönetimi, halkla ilişkiler disiplini içerisinde halka hesap verme işlemini 1979 İslam Devriminden sonra Cuma namazlarıyla “İmam Cumaa” (Cuma namazını kıldıran imam) önünde halka karşı fazlasıyla yapmaktadır. Yerel yöneticiler, merkezi idareciler, yargıçlar, savcılar titreye titreye halkın önünde Cuma namazından önce hesap vermekte ve kendilerinden hesap sorulmaktadır. Yolsuzluklara ses çıkarmayıp” 4 Bakan”(Rabia Vüzera) hakkında çalışma yürüten komisyon oylamasına katılmamak demek değildir. İşte bunun için Cuma namazı farzdır. Hiçbir şeyin, yapanın yanına kâr kaldığı bir sistem egemen değildir.

“Biat”, seçimle işbaşına gelen ‘adalet, hakkaniyet, emanet, ehliyet ve mesuliyet’ ilkelerini uygulayacak olan yöneticilerin egemenliğinin tanınmasıdır. Yoksa yönetilenler tarafından keyfi olarak her şeyi yapabilme yetileri olan yöneticilerin kayıtsız ve koşulsuz egemenliğinin tanınması değildir. Ülkemizde “Biat” kisvesi altında, kısaca, özgürlüğün, bireyselliğin gelişmediği, liderin söyleyip vazettiği her şeyin sorgulanıp, tartışılmaksızın kabul edildiği kendine özgü bir oluş, hiç değildir. Böyle bir kültürün egemen olduğu yerlerde haklılığın hiçbir kıymet-i harbiyesi yoktur. Hele ki eleştiri, eleştirel bakış bahis konusu bile değildir. Anlaşılan odur ki, “Ben yaptım oldu”, diyen otorite o an ne diyorsa, kayd-ı şartı düşünülmeden doğrudan kabul edilir. İslam demokratlaşması içerisindeki gerçek “Biat Kültürü” nün yerine “Otorite Vicdanının Sesi”nin ikame edildiği yerlerde, adalet kavramına yer yoktur. Bu bir anlamda “Liyakat”in yerine “Sadakat” in egemen olduğu “Sahibimin Sesi” plaklarındaki duruşun sergilenmesinden başka bir şey değildir. Külliyen yanlıştır. Bu tür rejimlerde, lider sultası o kadar güçlüdür ki, ona biat etmiş toplum düşünmeyi ve akıl yürütmeyi bile liderine bırakmıştır ve bu sayede geniş kitleler, liderlerini sorgulamaksızın itaat etmektedirler. Modern bir insan için çağdaşlık, akli bilimsellikten kopmamak ne kadar önemliyse, lider sultasına kendisini ram etmiş insanlar için de liderlerinin yolundan ayrılmamak o kadar önemlidir. Onlar, liderlerinin yanlış yapmış olabileceğini asla düşünmezler, öyle bile olsa, kendileri bunu düşünebilecek konumda olmadıklarından liderlerini sorgulamadan, suçlarıyla birlikte kabul ederler.” Olsun ama o benim hırsızım” deyivermeğe meyyaldirler. İşte aralarındaki bu güçlü hiyerarşik yapı, o lidere neredeyse sınırsız bir meşruiyet getirdiği gibi “hikmetinden sual edilmez” bir konuma da yükseltir. Müstebit Liderin yüceliği üzerine soru sorulmaz, bundan asla şüphelenilemez, bile.

“Ulul-ul Emre İtaat İlkesi” ise yöneticiler tarafından verilen yazılı ve sözlü buyrukların yönetilenler tarafından yerine getirilmesi demektir. Ancak, Asr-ı Saadet devrinde yönetim erkini kullananlar ‘adalet, hakkaniyet, emanet, ehliyet ve mesuliyet’ ilkelerine bağlı kalmak durumundaydır. Örneğin Prof. Dr. Tarık Zafer Tunaya’nın ‘İslamcılık Akımı’ eserinde belirttiği gibi, “Ulu’l Emr’e İtaat, İslamiyet’in iktidar için koyduğu bir kaidedir”;- ancak, bunun belirli koşulları vardır. Demokratik toplumlarda, seçim yoluyla “ulu’l emr”’in iktidardan uzaklaştırılması anlamına da gelir. Ancak, bir farkla “müstebit”e karşı “zulme mukavemet” prensibi ile birlikte uygulandığı zaman.

Ancak II.Abdülhamit döneminde Ehl-i Sünnet uleması müstebide karşı bu ilkeyi terk etmiş ve “Mutlak İtaat Doktrini” nde karar kılmışlardır.” Tunaya’ya göre: “Mutlak itaat doktrininin savunucuları Padişahların sorumluluğunun ilâhî olduğunu belirtmişlerdir. Böyle olunca halktan doğma bir iktidarı kullanmayan yani, iktidar yetkisini halktan değil, Allah’tan alan hükümdarları ancak Tanrı mesul edebilir ve yerinden edebilir: Tanrı’dan başka hiçbir kuvvet onları mesul edemez.” görüşü egemen olmuştur. Müstebit Lider Allah’ın yeryüzünde hatta evrendeki gölgesidir. Allah’ın yeryüzündeki gölgesine(zillullah-ı fi'l-alem ve arz) karşı herkes haddini bilmek zorundadır. En ufak bir yanlışta fişiniz çekilir, çekilebilir.

Sevgili okurlar, üzülerek ifade etmek gerekir ki, durum bizde de böyledir ve vaziyet bundan ibarettir. 25. TBMM yeni yasama dönemine başlarken, ters köşe olmamak için durumu bu şekilde değerlendirmek gerekmektedir. Müstebit liderden kurtulmak, Türkiye’de demokrasi mücadelesinin önünü açacak biricik koşuldur. 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Adana Yorum | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0322 290 27 16 / 0532 268 05 48 | Haber Yazılımı: CM Bilişim