• BIST 99.785
  • Altın 275,132
  • Dolar 5,7492
  • Euro 6,3925
  • Adana : 19 °C
  • Osmaniye : 21 °C
  • İçel : 24 °C
  • Hatay : 19 °C
  • Kmaraş : 17 °C

Kafirun Suresi ve Dine Karşı Din

16.07.2014 12:28
Ömer AĞAÇLI

Ömer AĞAÇLI

Kur’an’ın son surelerinden biri de “ Kafirun Suresi” dir. 109’uncu suredir. Maun Suresinden sonra inmiştir, altı ayettir. Kur’an vahiy karşısında insanın tutum ve tavırlarını yedi kateogoride ortaya koymaktadır. “ Müslim”, “ mümin”, “ kafir”, “ münafık”, “ müşrik” “ belhüm edal”, ve “ takva” dır. Bunların içinde anahtar kavram “ kafir “ dir. Çünkü kafir bir sıfat olarak diğer tüm sıfatları üretmektedir. Bu nedenle kafir kavramının içeriği üzerinde durulmaldır.

Kafir, Arapça sıfat bir kelimedir. Kafir kelimesi etimolojik olarak “ küfr” ve “ küfran” kelimesinden türemiştir. “ Kafir” sözcüğünün bizzat kendisinin semantik kateogorisindeki önemli bir inanç öğesinin bulunduğunu söylemek mümkündür. Kur’an “ kafir” sıfatını kendisi karşısındaki belli kateogorideki insan tutum ve tavırlarını niteleyerek koymuştur. Kur’an da “ kafir “ sıfatı doğrudan yüze yakın ayetin içinde geçmektedir. “ Kafir” sözcüğü, İngilizcedeki “ Misbeliver” sözcüğüne karşılık gelmektedir ki, batı dillerinde de aşağı yukarı aynı anlamda kullanılmaktadır. “Kafir” kelimesinin içeriğinde bir inanç öğesinin bulunduğunu söyledik. Bu inanç öğesi “ Hak” olana değil, “ Hak’ka” karşı olana inançtır. Yani kafir gerçeğe karşı duran, batıla taraf olandır. “ Küfr” aynı zamanda perde, örtü anlamına gelir. Öyle zannediyorum kafir kelimesi Kur’an’da aklı perdeli, idraki kapalı, bu nedenle de Hakkı idrak edemeyen, gerçeğe karşı duran demektir. Şu bilinen hadiste de “ kafir” kimsenin mahiyetine işaret vardır: “ Allah’ın nur ve zulmetten yetmiş bin perdesi vardır. Allah bu perdelerin ötesindedir.” Kafir bu perdelerin ötesindeki Allah’ı idrak edemeyen, perdelere takılıp kalandır.

Kafir tavır içinde olanların ilahi, mutlak hakikatleri tebliğ eden peygamberlere karşı durmaları ve onların sözlerine itibar etmemelerin temel nedeni kemikleşmiş geleneklere dayanmalarıdır. Yani atalarının dinine…

İlahi hakikat bilgileri, insanın akıl ve mantık yoluyla elde edebileceği cinsten bilgiler değildir. Vahiy bilgileri akıl kitabının ötesindedir. Bu bağlamda insan bu bilgilere ya iman eder ya da inkar eder, yapacağı başka bir şey de yoktur. İman iradi bir fiildir. Kafir, imanı değil inkarı şeçendir.

M.Z.K. bu konuda müthiş açıklamalarda bulunmuştur. Diyor ki: “ Bütün kötü huylar, insanın en düşük nefs hali olan “ Nefsi Emmare” nin zuhurudur. Nefsi Emmare hiçbir işe yaramayan nefs halidir. Kafirlerin, Müşriklerin,   Münafıkların, Fasıkların nefs halidir. Biz de burada şunu söyleyebiliriz. Hz. Peygamber insanlığı” Nefsi Emmare “cehenneminden kurtarmaya çalışmıştır, Bu en alt nefs haliyle adeta cihat etmiştir, Allah’a iman etmeyenlerin bu cehennemden kurtulamayacağını beyan etmiştir.

8/29 ayette:” Allah’a iman ederseniz, O size iyi ile kötüyü ayırt edici bir anlayış verir.” Ve 64/ 11 ayette ise : “ Kim Allah’a iman ederse, Allah onun kalbini doğru düşünceye iletir.” İlahi referanslardır.

Yukarıdaki iki ayette işaret edilen husus, insanın karanlıklardan, düşük nefs düzeylerinden, düşük idrak mahzenlerinden kurtulabilmesi ancak Allah’ın desteği ile mümkün olduğu yönündedir. Allah’ın desteği hidayettir. Hidayet, kalp, vicdan ve idrak yollarını açar. İman, iradi bir fiil ise inkar da iradi bir fiildir. İnsanın idraksiz duruma düşmesi tümüyle kendi tercihi sonucudur. İnsanın iman ve inkarı tercihi sonucu düştüğü manevi haller 6/122 ayette işaret edilmiştir: “  Ölü iken kendisini dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürüyebileceği bir “ nur” verdiğimiz kimse, karanlık içinde kalan ve oradan hiç çıkmayan kimse gibi olur mu?” Bu ayet bağlamında kafir, imanı değil inkarı seçen ve karşılığında idraksiz duruma düşendir. Kafir aslında dinsiz değildir. Kafirin de dini vardır. Bu din Hak olan değil beşeri olan dindir. Yani küfrün kendisi de bir dindir. İnsanlık tarihine bakıldığında dinsizlik diye bir şey yoktur. Tarih, bütün toplumların fikri ve kültürel dayanaklarının din olduğunu söyler. Bütün toplumlar dindar toplumlardır. Burada Allah’ın dini ile beşeri dinin karşı karşıya geldiğini söylemek mümkündür. Ali Şeriati merhumun da belirttiği gibi tarih boyunca din dinle savaşmıştır. Tarih dine karşı dinin mücadelesiyle geçmiştir.

Bütün bunlardan sonra diyebilir ki; gerçek din Allah’ın rehberliğidir, manevi pusuladır. Hayat okulunda başarı ile okuyabilmek için tek ve alternatifsiz yol göstericidir. İnsan hayat okulunda Allah’ın rehberliğini kabul etmezse, Bu defa Allah’ın maymunu olan şeytanın rehberliğine tabi olmak durumunda kalır. Başka yapacağı hiçbir şey de yoktur.

Kafirun Suresinde altı ayette bu kimselerin halleri anlatılır. Hz. Peygamber : “ Ey kafirler, ben sizin taptıklarınıza tapmam. Sizin dininiz size, benim dinim banadır.” Diyerek noktayı koymuştur. Sizin dininiz size “ sözü ile kafirlerin de beşeri dinleri olduğu vurgulanmıştır. Kafir, Allah’ın dinine değil, kendi nefsinin dinine tapandır…

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
K.Serap ARIBAŞ
17 Temmuz 2014 Perşembe 14:51
14:51
Harika, Yüreğinize sağlık Ömer AĞAÇLI Bey.
62.29.103.106
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Adana Yorum | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0322 290 27 16 / 0532 268 05 48 | Haber Yazılımı: CM Bilişim