• BIST 94.137
  • Altın 282,232
  • Dolar 5,8801
  • Euro 6,4975
  • Adana : 21 °C
  • Osmaniye : 22 °C
  • İçel : 25 °C
  • Hatay : 24 °C
  • Kmaraş : 22 °C

İnönü-Churchill Yenice Barış Zirvesi

02.02.2015 15:50
Prof. Dr. Esat ARSLAN

Prof. Dr. Esat ARSLAN

Günlük hay huyu arasında bazı önemli tarihleri de atlıyoruz gibime geliyor. Bizler unutsak bile Mersin il hudutları içerisinde kalan şimdilerde Belde Belediyesini yitirmiş olan Sevgili Yeniceliler unutmuyor. 30 Ocak tarihi tatil gününe de gelse, yağmur da yağsa yıldırımlar da düşse Yenice Beldesinin vefakâr yurttaşları İkinci Dünya Savaşı’nın bu önemli olayını unutmuyorlar, kimseye de unutturmuyorlar. Sevgili okurlar biliyorsunuz, son yerel seçimlerden sonra Yenice Beldemiz, özgünlüğünü ya da uzuvlarını yitirmiş bir Gazi gibi Tarsus Belediyemize bağlandı. Belde Belediyesinin önünden geçerken içim sızlıyor, o beldeye bir şeyler kazandırmak için koşuşan insanları göremediğimden dertleniyorum. Bir zamanlar, Bakanların, Büyükelçilerin anlı şanlı gazetecilerin gelip boy gösterdikleri İnönü-Churchill Yenice Barış Zirvesinin 72. Yıldönümü etkinliğine üzülerek ifade etmek gerekir ki, davetiyelerde adı ve makamı belirtilmesine rağmen, Tarsus Belediye Başkanı Şevket Can herhalde önemli bir işi nedeniyle(?) katılamadı. Bana sorarsanız, ya da ne olursa olsun bu etkinlikte boy göstermesi gerekirdi, diye düşünüyorum. Tarsus Belediye Başkanı Şevket Can yerine Başkan Yardımcısı Hüseyin Boro katıldı. Eski yıllara nazaran oldukça sönük geçtiğini sadece yazmakla iktifa edelim. Mustafa Kemal Atatürk'ün yurt gezilerinde kullandığı ölümünden sadece beş yıl sonra İkinci Dünya Savaşı'nın en önemli ''Zirve'' lerinden birine ev sahipliğini yapan ''Beyaz Vagon'' açıldı ama bir buruk açıldı. Anı defteri de Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Boro tarafından imzalandı ama eski coşkunluğu yüzlerden okunamadı. Şimdilerde geçmişin o coşkunluğuna sahip çıkan Türkiye’de tek Belde Üniversitesi olan Çağ Üniversitesi 10 Şubat 2015 Salı günü Yaşar Bayboğan yerleşkesinde İkinci Dünya Savaşının bu önemli etkinliğini bir bilgi şöleniyle yeniden değerlendireceğini sizlerin bilgisine sunalım, bu etkinliğe tüm yurttaşlarımızın davetli olduğu bilgisini de verelim.

Bundan tam 72 yıl önce Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak ile Büyük Britanya’nın, Birleşik Krallığın ünlü Başbakanı Winston Churchill, 30-31 Ocak 1943 tarihlerinde Yenice'de bir araya gelerek, Türkiye'nin savaşa girip girmeyeceğini konuşmuşlardı. Churchill, bu toplantıdan sonra -toplantıda Türk heyetine de söylediği gibi- Sovyetler Birliğinin lideri Stalin'i de toplantı konusunda bilgilendirmiştir. Churchill, bilinenlerin aksine 1 Şubat 1943 tarihinde Stalin’e gönderdiği telgrafta, Türkiye'nin savaşa katılmasıyla ilgili olarak herhangi bir siyasal taahhüt ya da vaatte bulunmadığını, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye alacakları kararda diledikleri gibi davranmakta serbest olduklarını söylediğini belirtmiştir. Aslında Churchill'in yapmak istediği, İngiliz İstihbarat Servisi(BIS)’nin bilinen Avrasya açılımıydı. Türkiye’ye bir anlamda “aba altından sopa göstererek” iletmek istediği mesajını SSCB’yi kullanarak veciz bir biçimde ifade etmesini bilmişti. Churchill, bu arada Sovyetlerin konumu ve Türkiye'nin Sovyetlere bakışıyla ilişkin olarak “Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla” kabilinden, telgrafında şu cümlelere de yer vermişti:

"Türkler, Sovyetler Birliğinin büyük gücü açısından savaş sonrası ulaşacakları konumdan doğal olarak endişe duymaktalar. Kendi deneyimlerime dayanarak, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliğinin şimdiye kadar hiçbir antlaşma ya da taahhüdünü bozmamış olduğunu kendilerine söyledim. İyi bir anlaşma yapmanın zamanının şimdi olduğunu ve Türkiye için en emin yerin barış masasında bir muharip gibi muzafferler ile oturması olduğunu belirttim. Bütün bunları bağlaşıklığımıza uygun bir biçimde ortak çıkarımız için söyledim. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliğinden gelecek her hangi bir dostça davranışa eminim ki, cevap vermeye hazır olacaklardır."

Churchill'in bu telgrafını Stalin, 6 Şubat 1943'te yanıtlamıştır. Ama ilginç görüşmeden sadece ama sadece bir hafta sonra İngiltere, ABD ve Stalin’li SSCB, Türkiye'nin gerekirse "zorla" savaşa sokulması konusunda anlaşmışlardı.

Oysa İngiliz Başbakanı ile hiçbir anlaşma yapılmamıştı. Zirve, Mustafa Kemal Atatürk'ün yurt gezilerinde kullandığı “Beyaz Vagon”un yemek salonunda gerçekleşmişti.  Cumhurbaşkanı İnönü öylesine ''İçten ve Zarif'' bir ev sahipliği yapmıştı ki, Çukurova’nın ortasında güzel bir sofranın eşliğinde süren Yenice görüşmelerinde iki devlet adamı ''anlaşamadan'' vedalaşmışlardı. Aralarında yalnızca bir şey imzalanmıştı. O da, sadece ve sadece ''yemek listesi''ni günün hatırası olarak saklamak üzere karşılıklı olarak imzalamışlardı. Aralarında her şeyler konuşulmuş, özellikle Türkiye Türk Silahlı Kuvvetlerinin araç, gereç, silah ve donanım ihtiyaçlarını İngiliz Başbakanına teslim etmişlerdi, ama bir anlaşma yapılmamıştı. Ama müttefikler bu zirveden sadece bir hafta sonra Türkiye’yi savaşa sokmak için zor kullanmaya karar vermişlerdi.

Ama, Bağımsız Türkiye Cumhuriyetinin kararlı tutumu savaşın sonuna kadar başta SSCB olmak üzere İngiltere ve ABD’yi tedirgin etmekle kalmamış, her üç devleti huzursuz da etmiştir. Tüm Avrasya kırılırken Türkiye barış içinde kalmaya kararlıdır. Bunun nedeni açıktır, Avrasya’nın geri kalanında trajik bir biçimde “Babalar Oğullarını gömerken”, Türkiye’de ise barış koşullarında olduğu gibi mutat-ı veçhile “Oğullar babalarını gömmüşlerdir”. Yani Batı Cephesinin ünlü Komutanı Türk anasını oğulsuz, Türk kadınını eşsiz bırakmamıştır. Türkiye Cumhuriyeti, XX. yüzyılıni en vahşi kapışmasının dışında kalarak, tüm komşuları arasında savaş içerisinde ''barış''ı yaşayan tek ülke olmuştur. Yenice Beldesi ve Yenice Beldesi ile tekrardan simgeleşen Mustafa Kemal Atatürk'ün yurt gezilerinde kullandığı “Beyaz Vagon” da sömürgeci ve yayılmacı devletlere karşı bu ''destanlaşan ret yanıtı'' nın ortak tanıkları olma onurunu kazanmıştır. Ne diyelim, Yenice’ye en azından bu hususiyeti nedeniyle tekrardan sahibiyetlik gösterelim, eğer yaparsanız, halkın gönlünde taht kurarsınız.  

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Adana Yorum | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0322 290 27 16 / 0532 268 05 48 | Haber Yazılımı: CM Bilişim