• BIST 116.829
  • Altın 322,014
  • Dolar 6,0825
  • Euro 6,6031
  • Adana : 14 °C
  • Osmaniye : 15 °C
  • İçel : 17 °C
  • Hatay : 14 °C
  • Kmaraş : 13 °C

Hayal satmalarına izin verme…

13.09.2014 20:20
Recep ÖZCAN

Recep ÖZCAN

Paranın değerini ne belirler?

Paranın değerini bir ülkenin üretim gücü belirler.

Peki, üretim gücü ne demek?

En basit şekliyle bir ülke düşünün 10 tane yumurta üretiyor, buna karşılık 10 tane Lira basıyor. Bu ülkede yumurtanın fiyatı 1 Lira olur. Yumurta üretimini artırmak için tavuklara iyi bakmak lazım. Yatırımcıların moralini düzgün tutarsanız yumurta üretimi 10’dan 20’ye çıkar. Yumurta üretiminin artmasıyla fiyatı 50 Kuruş’a düşer. Peki, yatırımcıya iyi bakılmazsa ne olur? Yumurta üretimi 5’e düşer ve yumurtanın fiyatı 2 Lira olur.

Yani buradan çıkan sonuç ekonominin doğa kanunu arz – talep meselesidir.

Arz – talebe müdahale edemeyen ülke yöneticileri çeşitli üçkâğıt oyunlarıyla doğa kanununa müdahalede bulunur.

Nedir bu müdahale mekanizmaları?

Döviz, borsa ve faiz

Yumurtayı matbaada basamayan yöneticiler üçkâğıt oyunlarıyla vatandaşlara palavrayı çok iyi yedirir.

Üçkâğıt ekonomisiyle kalkınmış ve fiyat istikrarını sağlayan hiçbir ülke yok.

1980 ile 12 Aralık 1999 yılı arasındaki 20 yılda yüksek kur, düşük reel faiz politikasını uygulayan Türkiye son 15 yıldan bu yana düşük kur, yüksek faiz politikası uygulamaktadır.

Kur fiyatlarının düşük olmasıyla yer gök ithal mal ile dolup taşmaktadır. Çünkü Türkiye’nin ne teknolojik bilgi seviyesi, ne teknolojik yatırım seviyesi, nede finans gücü yabancı mallarla rekabet etmeye yeterli değildir.

Bu yapılan uygulama cari açığın hortlamasına sebep olmaktadır. Borçlanarak alınan mallar faizi beraberinde getirir. Günümüzde hissedilmeyen borçlanma gelecek nesillerimizin maalesef belini kıracaktır.

Yukarıda ekonomi adına bilinmesi gerekenleri basit bir şekilde yazarak günümüz iktidarının uyguladığı ekonomik programı sizlere anlatmaya çalışacağım.

Ak Parti iktidarının 13 yıldan bugüne halkımıza anlattığı ekonomi masalları ve acı gerçekler;

* Bugüne kadar ihracat rakamlarını söyleyen iktidar ithalat rakamlarını neden söylemez?

2013 Yılı ihracat rakamı: 151,7 Milyar Dolar  

2013 Yılı ithalat rakamı: 251,6 Milyar Dolar

Yani sadece 1 yılda cari açık yaklaşık 100 Milyar Dolar!

* Merkez Bankası’nın 133 Milyar 534 Milyon Dolar rezerviyle gurur duyan iktidarın aslında utanması gerekir. Dünyada merkez bankaları %1 faiz öderken biz %12 faiz ödüyoruz. Bizim Merkez Bankamızda olmayan paraya %12 faiz ödüyoruz. Merkez Bankımızın kasasında sadece beyaz bir kâğıt var. Bu kâğıtta Rockefeller’in bankasında paranız teminat altındadır yazıyor. Kısaca sıcak para getiren çok uluslu şirketlere haraç ödüyoruz. Bu parayı üretim ekonomisi için kullanmıyoruz. Paradan para kazananlara sadece yüksek faiz ödeyerek sakın sıcak paranızı geri çekmeyin diyoruz.

* Gayri Safi Milli Hâsıla (GSMH) : Bir ülke vatandaşlarının bir yıl için ürettikleri toplam mal ve hizmetlerin, belli bir para birimi karşılığındaki değerinin toplamıdır. GSMH’nin nüfusa bölünmesine kişi başına düşen milli gelir denir. Ak Parti iktidarının millete anlattığı yanlış ise şöyle; GSMH’yi direk nüfusa bölerek kişi başına düşen geliri hesaplıyor. GSMH’den ülkenin ödeyeceği borçlar çıkarılır sonrasında nüfusa bölünüp gerçek kişi başına düşen milli gelir hesaplanır.

* Diğer bir sorun ise zaten yanlış hesaplanan kişi başına düşen milli gelir adaletsiz bir şekilde dağıtılmasıdır. 30 tane Dolar milyarderi GSMH’nin yaklaşık %80’ninin sahibidir. Geriye kalan %20 ise 76 milyona bölünmesi gerekmektedir. Asıl o zaman kişi başına düşen milli gelir hesaplanmış olur.

* İktidarın övünerek anlattığı bir diğer olayda IMF’ye olan borcu biz ödedik masalıdır. 2002’den bu yana IMF’ye 23,5 milyar Dolar borç ödeyen iktidar son 11 yılda yaklaşık 60 milyar Dolarlık kamuya ait mal sattı. Aradaki 36,5 milyar Dolar nerede?

* Ayrıca değinmem geren noktalardan birisi ise 2002’de Türkiye Cumhuriyeti’nin borcu ne kadardı şimdi ne kadar? 2002’den önce 130 milyar Dolar olan borcumuz yaklaşık 390 Milyar Dolara ulaştı.

Ak Parti iktidarı öncesinde de yanlışlıklar elbette yapılıyordu. Ama en azından özgür basın gazete ve televizyonlarda vatandaşa bu yanlışları hiçbir korku gözetmeksizin iletebiliyordu. Günümüze gelindiğinde ise basına uygulanan baskı neticesinde yanlışları gizlemek adına her türlü güdümlemeye maruz bırakılıyoruz. Ey Türk Milleti; siyasetçilerin iktidarda kalmak için anlattığı masallara inanma, sadece biraz düşün ve araştır. Hayal satmalarına izin verme…

Not: Ekonomi Profesörü Osman Altuğ'dan esinlenilmiştir.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Adana Yorum | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0322 290 27 16 / 0532 268 05 48 | Haber Yazılımı: CM Bilişim