• BIST 99.785
  • Altın 274,715
  • Dolar 5,7492
  • Euro 6,3925
  • Adana : 19 °C
  • Osmaniye : 21 °C
  • İçel : 25 °C
  • Hatay : 20 °C
  • Kmaraş : 18 °C

Hakem Cumhurbaşkanından Kaptan Cumhurbaşkanına

19.11.2015 12:38
Prof. Dr. Esat ARSLAN

Prof. Dr. Esat ARSLAN

Her yönüyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın belirlemiş olduğu Türkiye’nin gündemi 64. Hükümetin kurulma görevinin Davutoğlu‘na verilmesiyle bir anda Başkanlık sistemine kilitlenmiştir. Sayın Cumhurbaşkanı G 20 Zirvesini anlatırken bile, punduna getirip, konuyu bir biçimde Başkanlık sistemiyle bütünleştirmektedir. Bu arada TBMM açılışında Leyla Zana tarafından sergilenen yemin krizi bile gündemin en üst sırasını işgal eden Başkanlık sisteminin önüne geçememiştir. Sevgili okurlar meraklar buyurmayınız, tartışılan tüm sistem Fransa’nın Başkanlık sisteminin aynısıdır. Moda tabirle söyleyelim “Aynen Öyle”  

Günümüz Fransız siyasal sistemini bir başka deyişle “Beşinci Cumhuriyet Rejimi”ni kuran 1958 Anayasası, ikili dürtüyle oluşturulmuştur: Sistemde cumhurbaşkanına merkezi bir rol vererek ve yürütme organını tek adamlıkla güçlendirerek istikrarsızlık üreten siyasal gelenekten kopuş niyeti ve cumhuriyetçi, liberal ve parlamenter geleneğe bağlılık olgularını yüceltmenin önündeki engeller atılmaya çalışılmıştır.

Beşinci Cumhuriyet sisteminde, Cumhurbaşkanının merkezi rolünün meşruiyeti, 6 Kasım 1962 Anayasa değişikliğinden beri, doğrudan geneloy tarafından seçilmesinden kaynaklanmaktadır. 2 Ekim 2000 tarihli Anayasal Yasa ile Cumhurbaşkanının görev süresi yedi yıldan beş yıla indirilmiştir. Herhalde şimdi daha iyi anlaşılmıştır. Cumhurbaşkanının görev süresinin bizde de yedi yıldan beş yıla indirilmesinin esbab-ı mucibesi. Bu bir nev’i yaşanılmışlıktan çıkan bir deneyim değil, Fransa’dan birebir kopya. Bu bir başka anlamda Galatasaray ekolünün Türk siyasetine yansımasıdır. İnanın bu, Türkiye’nin çağdaşlaşma tarihi boyunca hep böyle olmuştur. Türk entellektüeli Fransa’dan öteyi görememiş, Fransız kopyacılığını yeğlemiştir.

Siyasal kurumlar arasında Cumhurbaşkanının yeri, Fransız Anayasasının 5. maddesinde tanımlanmıştır: "Cumhurbaşkanı, Anayasaya itaat ve saygıyı gözetir. Hakemliği ile kamu iktidarlarının düzenli işleyişini ve devletin devamlılığını sağlar. Cumhurbaşkanı milli bağımsızlığın, ülke bütünlüğü ile uluslararası antlaşmalar ile Topluluk Antlaşmalarının teminatıdır"

Fransa’nın V. Cumhuriyet Rejimi içerisindeki Cumhurbaşkanın anayasal sistem içindeki konumu üç kategori içinde değerlendirilebilir:

1. Anayasanın koruyucusu olma rolü: Cumhurbaşkanı, Anayasa Konseyi üyelerinin üçte birini atar (md.56); yasalara ve uluslararası antlaşmalara karşı Anayasa Konseyine başvurabilir (md.54, 61); anayasa değişiklikleri sırasında belirleyici bir rol oynar (md.89). Eh biz de artık, Anayasa Mahkemesini kaldırdık mı, onun görevini de Cumhurbaşkanının seçtiği Anayasa Konseyine verdik mi, hiç meraklar buyurmayınız ortalık süt liman olur. Bunun garantisini veriyorum.

2. Hakemlik Değil “Kaptanlık” Rolü: Cumhurbaşkanı, iktidarda gerçek bir ağırlığa sahiptir. Çeşitli konularda, hiçbir aracılığa gerek olmadan, doğrudan doğruya halkoyuna başvurabilir (md.11) veya Meclisi feshederek seçime gidebilir (md. 12). Cumhurbaşkanının doğrudan geneloyla seçilmiş olmasına, onun siyasal görüşlerine bağlı bir parlamento çoğunluğunun eklenmesi "hakemliği", "kaptanlığa" dönüştürebilir. Haberiniz olsun, gidişat bu yönde. Türk milleti adına üç defa Sağol, Sağol, Sağol… Bu durumda Cumhurbaşkanı, başbakan ve parlamento çoğunluğu üzerinde de otorite sahibidir ve gerçek bir hükümet başkanı olarak ortaya çıkar. Fransa’ya bakıldığında, 1986-1988, 1993-1995 ve 1997-200 istisnaları dışında, Cumhurbaşkanın geneloyla seçilmeye başlandığı 1962'den beri Cumhurbaşkanı “Kaptan” rolündedir.

Cumhurbaşkanının, kaptanlık rolü, kendi siyasal görüşünden olmayan bir meclis çoğunluğu ve hükümet ile birlikte çalıştığı dönemlerde, diğer dillere de giren bir terimle cohabitation (sözlük anlamı: birlikte oturma, kart koca hayatı yaşamak) dönemlerinde ortaya çıkmaktadır. Bu dönemlerde cumhurbaşkanı, fiili siyasal ağırlıktan, anayasal yetkileri sınırına çekilmek zorunda kalabileceği değerlendirilmektedir. Bu dönemlerde, hükümet Anayasanın kendisine atfettiği yönetici rolüyle, ulusun siyasetini belirleyip yönettiği gibi; başbakan da hükümetin faaliyetini yönetebilmektedir. (md.20,21) Bizde böyle bir durum ortaya çıkabilir mi, şimdilik pek de olasılı görünmemektedir.

3. Ulusal bağımsızlığın, ülke bütünlüğünün ve antlaşmalara saygının teminatı olma rolü: Ulusal bağımsızlığın teminatı olma işlevinin gereği olarak Anayasa'nın 16. maddesi, "Cumhuriyetin kurumlarına, ulusal bağımsızlığa, ülke bütünlüğüne ve uluslararası yükümlülüklerin yerine getirilmesine yönelik ağır tehdit durumunda" ve "kamu gücünün düzgün işleyişi sekteye uğradığında" gerekli tedbirler almak konusunda Cumhurbaşkanına olağanüstü yetkiler vermiştir. Cumhurbaşkanı, Başkomutan (md. 15) olarak nükleer silah kullanma kararı verme yetkisini de kullanmaktadır. Bu arada söyleyelim, Elçilerin kabulü ve itimat mektuplarının verilmesi (md 14) ve uluslararası antlaşmaların onaylanması (md.52) cumhurbaşkanının doğrudan görevleri arasında bulunmaktadır.

Şimdi gelelim, bunun Türkiye Cumhuriyeti uyarlamasına. Sayın Cumhurbaşkanı -hepimiz tanıyoruz-bu kadarcık yetkilerle yetinebilir mi? Bence hayır. Bir kere hemen söyleyelim, o Türk siyasetinde nazım olma rolünü hiçbir kimseye bırakmayacağı, gibi bu yetkiyi kimseyle de paylaşamayacağı gün gibi açıktır. Hele ki, Sayın Cumhurbaşkanımız futbola büyük emek verdiği için Türk sisteminde sadece kaptanlık değil, Genel Kaptanlığı, Teknik Direktörlüğü, Rahmetli Eşfak Aykaç’tan mülhem Tek Seçiciliği ve Türkiye Cumhuriyetinin Kulüp Başkanlığından mülhem Başkanlığını da ister gibime geliyor. Bizden söylemesi. 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
zeliha
25 Aralık 2015 Cuma 17:02
17:02
Hocam tek kelimeyle süper bir yorum ve teşhis.
178.233.69.117
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Adana Yorum | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0322 290 27 16 / 0532 268 05 48 | Haber Yazılımı: CM Bilişim