• BIST 99.785
  • Altın 275,065
  • Dolar 5,7492
  • Euro 6,3925
  • Adana : 19 °C
  • Osmaniye : 21 °C
  • İçel : 24 °C
  • Hatay : 19 °C
  • Kmaraş : 17 °C

Din ile Dün'ü Birbirine Karıştırıyoruz... - 2

07.01.2016 21:13
Ömer AĞAÇLI

Ömer AĞAÇLI

Benim anladığım kadarıyla bilim maddi şeylerin bilgileridir. İnsanın maddi ihtiyaçlarını giderir. Din ise manevi, ruhsal işlerle ilgilidir, insanın manevi ihtiyaçlarını giderir. Bu nedenle din ile bilim birlikte yürümek durumundadır. Bilim, Allah’ın yarattıklarını bilmek, din ise Allah’ı bilmektir. Sadece hayat kurulamaz ve yaşanamaz. Değerli Bilim adamı Bozkurt Güvenç’in şu sözü çok anlamlıdır; “ Bilimin olduğundan fazla yüceltilmesi modern insana yeni bir mit olmuştur. Mitolojik düşünceden kurtulan insan yeni bir mitin tuzağına düşmüştür. Evet! öyle de olmuştur. Modern insan tüm arzu ve umutlarını, amaç ve ideallerini bilim denilen beşeri bilgilere bağlamıştır. Oysa bilim tabiatın bilgileridir. Yani Allah’ın yarattığı şeylerin bilgileridir ve görecelidir.

Akıl yaratılmış olan her şeyi bilebilir. İnsanın kibirlenmesi de bu yüzdendir. Ama akıl, akıl ötesi varlık alanını bilemez. Akıl ötesi varlık alanı dinin kapsamına girer. Akıl ötesini inkar ederek de işin içinden çıkılamaz. Bütün bunlardan sonra diyebiliriz ki her türlü bilgiler görecelidir. Din, ilahidir ama ilahi olandan insanın anladıkları  görecelidir. Yani din başka din anlayışları başakadır. Mutlak hakikat olan din ilahi; tarihi gerçeklikler ise beşeridir. Bunları birbirine karıştırmamak gerekir. İslam’ın tek formu yoktur. Onun kültürel ve tarihi formları vardır. İnsanın bütün düşünsel etkinlikleri yorumdan ibarettir. Dinler tarihi beşeri yorumlar ve bu yorumlara dayanan pratikler tarihidir. İnsandan zuhur eden her şey eleştiriye de tabidir. Din ile tarih boyunca dinin temsil edildiği kültür veya kurumlarla dinin aslını karıştırıyoruz. Yani din ile dünü birbirine karıştırıyoruz. Diğer bir deyişle Kur’an’ın hükümleriyle müslüman ülkelerdeki uygulamaları birbirine karıştırıyoruz.

En büyük düşman insanın kendi algısı, cehaleti ve hatta nefsidir. Ali Şeriati’nin dediği gibi” Tanıma olmaksızın dinin hiç bir değeri yoktur. İnancın altı bilgi ile doldurulmazsa hiç bir yararı olmaz. Kuru bir iman kendi başına değersizdir. İmana değer katan bilgilerdir. Bilinmeyen din, olumsuzluğun, yobazlığın,  yozlaşmanın nedenidir.

Peygamberler insanlığa ilahi olan aklı getirmişlerdir. Allah’ın insanlığa inayeti, rahmeti akıl ve ilimdir. Akıl ve ilim “ nur”dur. Fakat insanlar aklın önündeki “a ” harfini kaldırdılar geriye “ kıl” bıraktılar. Muhammed İkbal “ Kitabı, aklı ve akletmeyi bıraktılar. Kıla, sakala, cübbeye kudsiyet atfeddiler” demiştir.  İnsanlığa son çağrı Kur’an’dır. Kur’an aklı kullanmayı unutmuş insanlığı tekrar tekrar aklını kullanmaya çağırmıştır. Fakat bu gün müslüman dünya tam bir gaflet uykusundadır. Değerli İlahiyatçı İlhami Güler bu konuda yerinde tesbitler yapmıştır. Sayın Güler diyor ki “ İslam’ın orta çağı ister dinsel şiddet isterse düşünsel daralma, doğmatizm v psikolojik bağnazlık ve fanatizm olarak değişik boyutlarıyla giderek yaygınlaşıyor,”  Bu yaşaıma kadar meslek hayatımın yanında dini konularla hep ilgilendim. Amacım dini doğru öğrenmekti. Bu tecrübelerime dayanarak rahatlıkla söyleyebilirim ki, hala din doğru bilinmiyor. Bunun sebebi de çok açık, bizlere din değil, hep dün öğretildi. Bu sürecin sonucu çok açıktır ki bu gün insanlar anakronik bir durumda yaşıyorlar. Yani zamanı şaşırmışlar. Geçmişte yaşıyorlar, geçmiş referans alınıyor, geçmiş kutsanıyor. 15 asır önce Kur’an’ın 2/141 ayetle uyarmasına rağmen. “ Onlar bir ümmetti, gelip geçtiler. Onların kazandıkları kendilerine, sizing kazandıklarınız size. Siz onlardan sorumlu değilsiniz.” Daha ne söyleyeyim. Din yerine dünü öğretmenin bedelini ödüyoruz…

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Adana Yorum | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0322 290 27 16 / 0532 268 05 48 | Haber Yazılımı: CM Bilişim