• BIST 99.785
  • Altın 274,715
  • Dolar 5,7492
  • Euro 6,3925
  • Adana : 19 °C
  • Osmaniye : 21 °C
  • İçel : 25 °C
  • Hatay : 20 °C
  • Kmaraş : 18 °C

Angajman Kuralları

27.11.2015 13:56
Prof. Dr. Esat ARSLAN

Prof. Dr. Esat ARSLAN

Angajman kelimesinin, Rus savaş uçaklarının Suriye’ye yerleşmesinden sonra Türkiye-Rusya Federasyonu ilişkilerinde başımızı ağrıtan bir sözcük haline geldiğini hep birlikte görüyoruz ve hele ki son Rus savaş uçağının Türk F-16 önleme uçakları tarafından düşürülmesinden sonra iki ülke arasındaki tırmanmayı da üzülerek endişe ile izlemekteyiz. Unutmayalım, Türk Kurtuluş Savaşından itibaren Türk-Rus ilişkilerini gözden geçirelim, her şeye karşın Rusya hep Türkiye’nin yanında olmuştur.

Suriye sınırı bir anda Freddy’nin kâbusuna dönmüş durumdadır. Daha önceleri Ege hava sahasında FIR hattında Türk Yunan uçakları arasında öylesine sıkı bir biçiminde angajman kuralları uygulanırdı ki, vakit gelir her iki uçak “İt Dalaşı”(Dogfight)’na bile girerlerdi. Bu it dalaşından her iki ülke de az uçak ve az pilot yitirmedi. Bir savaş uçağının, diğer bir savaş uçağını vurabilecek, fakat aynı zamanda o savaş uçağı tarafından vurulmayacak duruma gelmeye çalışmasıdır, şeklinde tarif edebileceğimiz bu it dalaşında tek koşul; bir uçağın, diğerinin arkasına geçmesidir. Yani anlayacağımız, güreşteki gibi arkaya geçip iki puan almak gibi bir şey. Nedeni de şöyle açıklanabilir. Bilindiği üzere, savaş uçakları arkalarındaki motorlardan havaya ısı yayarlar. Isıya güdümlü füze bulunan diğer bir uçak öndeki uçağın ısı koridoruna girmeye çalışır. Onun ısı koridorunu yakaladığı zaman hedefe kilitlenebilir ve de uçak hedefe kilitlenince füzeyi yollar ve füze ısıyı takip ederek, -eğer hedef alınan uçak herhangi bir elektronik tedbir üretemezse- öndeki uçağı tahrip eder. Görülüyor ki, burada tek seçenek uçağın arkasına geçip ısı hattını hedefe kilitlenene kadar takip edebilmektir. Kuşkusuz it dalaşları sadece hedefe kilitlenene kadar sürmektedir. İşte son derece kısa süren bu zaman periyodunda Elektronik Savaş (EW)’ın, Elektronik Karşı Önlemleri (ECM) ile Elektronik Karşı Önlemlerine Karşı Önlemleri(ECCM) pilotlar tarafından titizlikle kullanılmaktadır. Saniyeler ile ölçülebilen bu süre içerisinde pilotların çoğu yirmili yaşlarda olmasına karşın, her şeyden önemli başta iki ülkenin ulusal çıkarları karşılıklı olarak söz konusu olmaktadır. Aşağıda, uçakları aşağıdan yönlendiren Hava Harekât Merkezi ya da Hava destek Harekât Merkezleri bulunmaktadır. Soyut değil somutla, gerçek hakikat ile iştigal edenler aşağıdadır. Unutmayalım, ulema ile ruhban metafizik ve hikmeti kullanırken, asker ise insan beyninin ürettiği aklı ve felsefeyi kullanmaktadır. Yani kılı kırk yararak karar teklifi ve kararlara ulaşmaktadır. Bilinen ve yadsınamaz bir gerçektir ki, felsefe, yaşam ve dünyayı algılamada dünyevi ve realist olmayı gerektirir. Angajman bu nedenle çok önemlidir.

Diplomaside de ülkeler arasında ilişkileri yürütürken kullanılan yöntemlere de angajman kuralları (Rules of Engagement)adı verilmektedir. Askeri anlamda angajman kuralları; bir ülkenin diğer ülkenin topraklarında örneğin hava sahası ihlali herhangi bir tehdit oluşturması durumunda karşılaşacağı askeri tepkinin koşullarını da belirlemektedir. Yazılı olan bu kurallar ülkeye yönelecek herhangi bir tehdide karşı uygulanacak yaptırımın boyutlarını ve tehdidin niteliğine göre yapılacak askeri müdahalenin sınırlarını da belirlemektedir. Angajman kuralları lalettayin belirlenmez, hiçbir ülkeye de bu konuda meydan okunmaz ve okunamaz. Bu konuda daha önceki uygulamalar ve teamüller dikkate alınır. Kurallar belirlenirken, uluslararası ve askeri hukukçular tarafından kaleme alınmış olan uluslararası hukuk ve savaş hukuku esas çerçeve olarak alınmaktadır. Anımsayacaksınız, 2012 yılında bir Türk jeti Suriye tarafından düşürülmüştü. Başbakan Ahmet Davutoğlu da o zamanları "TSK'nın angajman kuralları değişmiştir”, açıklamasını yapmıştı. Açıkça ne demişti, Başbakan:

"1- Suriye, Türkiye için artık bir güvenlik tehdididir.

2- TSK’nın Suriye’ye ilişkin ‘angajman kuralları’ buna göre değiştirilmiştir.

3- Bundan böyle, Türkiye sınırına ‘güvenlik riski ve tehlikesi oluşturacak şekilde’ yaklaşan her (Suriyeli ya da müttefiki) askeri unsur, askeri hedef olacaktır.”

Son derece açık değil mi? Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti, bu konudaki açılımlarını açıkça kamuoyu ile paylaşmakta kapalı kapılar ardında hiç kimse için iplik bükmemektedir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin’in Türkiye özür dilemelidir, restini “Türkiye özür dilemeyecektir”, betimlemesiyle görmüş, duruşunu kesin çizgilerle belirlemiştir. Bundan sonra yapılması gereken, muhalefetiyle iktidarıyla TBMM’nin bütünüyle hükümetin arkasında yer aldığını dosta düşmana gösterebilmesidir. Bundan sonra yaşanacaklar Türkiye’den ziyade Rusya’ya bağlıdır. Bir de ABD, NATO ve AB’nin Türkiye’nin arkasında durma kararlılığına. Eğer, RF, ABD, NATO ve AB’nin Türkiye’ye desteğini ‘yeterli’ bulmaz ve Tayyip Erdoğan’ın ‘Putin’in restini görmeyi’ kendi politikaları açısından daha riskli görürlerse, Türkiye Cumhuriyeti dünden itibaren, önceki güne oranla savaş tünelinde tek başına kalabileceği açık seçik ortadadır, haberiniz olsun.       

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Adana Yorum | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0322 290 27 16 / 0532 268 05 48 | Haber Yazılımı: CM Bilişim