• BIST 97.886
  • Altın 277,886
  • Dolar 5,8286
  • Euro 6,4899
  • Adana : 19 °C
  • Osmaniye : 17 °C
  • İçel : 21 °C
  • Hatay : 12 °C
  • Kmaraş : 12 °C

Adana, Kayseri, Nevşehir

26.08.2014 23:22
Mahmut SARIALİOĞLU / GÖRDÜKLERİM

Mahmut SARIALİOĞLU / GÖRDÜKLERİM

Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra, ailemle birlikte gezi ve ziyaret amaçlı bir seyahate çıktım.

Buradan (Adana) sırasıyla Kozan, Feke, Saimbeyli, Tufanbeyli, Yeşilkent (Yalak), Pınarbaşı, Kayseri, Ürgüp – Göreme –Ortahisar - Uçhisar, Nevşehir, Gülşehir, Hacıbektaş, Mucur, Kırşehir, Kaman, Karakeçili, Bala, Gölbaşı ve Ankara

Her gittiğim yerde büyük küçük demeden kısa sürelide olsa çarşısında pazarında, yolunda, parkında, gezme ve yerinde görme imkânım oldu daha doğrusu ben de öyle istedim. Buralarda verilen yerel hizmetleri yerinde görme imkânım oldu, vatandaşlarla konuştum. Hep gözümün önüne Adana ve merkez ilçelerinde verilen yerel hizmetler geldi. Kendi kendime gördüklerimle karşılaştırmaya çalıştım.

Burada küçük ilçeleri bir kenara bırakırsak, özellikle Kayseri’ deki ve Nevşehir’ deki gerek büyükşehir kapsamında gerek ilçe belediyesi düzeyindeki verilen hizmetleri görünce, içinde yaşadığımız Adana ve ilçeleri olarak ne kadar geride olduğumuzu gördüm.

 Bir zamanlar Türkiye’nin dördüncü büyük şehrinin bu gün üçüncü sınıf bir şehir görüntüsünde olmasını içime sindiremedim doğrusu, O Kayserinin hafif raylı sisteminden tutun da düzenli ve sesiz çalışan toplu taşıma araçlarına varıncaya kadar bir ahenk ve sistemli çalışmasına hayran kalmamak mümkün değil.

 Parkları bahçeleri ailecek rahatlıkla oturulabilecek düzeyde tertemiz, temizlik hizmetleri mükemmel, çevrede işportacılar, seyyar satıcılar ve çığırtkanlar yok, her şey nizami, insanlar bir birine saygılı, rastgele etrafa atılan katı atık,  pet şişe yok, alt yapı ve yollar dersen mükemmel,

Nevşehir iline bağlı ilçeleri Ürgüp - Göreme, Gülşehir ve Avanos ilçeleri özellikle dış turizm bölgeleri olmaları nedeniyle daha da önem verilen yerler olduğundan gerek belediyeleri, gerekse de ilgili bakanlığın katkılarıyla oldukça temiz. Görüntü ve gürültü kirliliğine sebebiyet veren bir olumsuz durum yok. İmarından kültür varlıklarına kadar uyumlu bir düzenleme ve yapılaşma mevcut.

 Hacıbektaş ilçesine de ilgili bakanlık (Kültür ve Turizm Bakanlığı) tarafından gerekli özen gösterilmiş, yerel yöneticilerle de desteklenmektedir. Müze haline getirilen Hacı Bektaşi Veli Külliyesi de gelen ziyaretçilerle dolup taşmaktadır.

Ankara’yı anlatmaya gerek varmı bilmem, zira farklı özellikleri olan bir şehirdir. Şartları, konumu ve statüsü itibariyle Adana ile mukayeseye pek uygun olmadığı kanaatindeyim.

Bu son gördüklerimden edindiğim kanaate göre; Adana’yı Kayseri ile karşılaştırdığımda, Kayseri son 10 yılda açık ara önde olduğu izlenimini edindim.

Şimdi soruyorum Çukurova’nın top yekûn belediyelerine özelliklede Adananın bu geri kalmışlığına sebebiyet verenlere, kişisel menfaatler uğruna buna hakkınız varmıydı.

Sen bir taraftan Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı olacaksın, Diğer taraftan kaç dönemdir Yönettiğin Belediye ile hemşerilerine alması gereken kaliteli hizmeti vermeyeceksin yada üçüncü sınıf hizmet vereceksin.

 Geçmişi düşündüğümüz zaman, Adana için kaybolan yılları kim geri getirecek, Maalesef Adanalı kaliteli hizmeti görmemiş, yaşamamış, çünkü baştaki yöneticiler bunu Adanalıdan esirgemişler, anlaşılan o ki zamanında çok sınırlı bazı kesimler bu işlerden legal, illegal nemalanmışlar, yöneticilerde görevi kötüye kullanarak bu işin kaymağını bölüşmeyi yeğlemişler gibi

Bir zamanlar Adananın çok gerisinde olan Gaziantep, Konya, Kayseri, Bursa, Eskişehir, Antalya, Samsun, Malatya, Denizli bu gün şehircilik anlamında Adana’dan ileri düzeydeler.

 Eğer Adana halkı bu illeri ve yerel yönetimlerinin verdiği hizmetleri yerinde ve zamanında görmüş olsaydı başkanını seçerken daha iyi analiz ederlerdi diye düşüyorum.

Şimdi bu güne gelecek olursak; Şu anda Adana da İktidar dahil üç büyük partinin temsilcilerinin seçilip yönettiği bir Adana ve ilçeleri var karşımızda.

 Son 30 yıldır çok badireler atlatan hep de bir adım geriye düşen Adana için bu dönemde olsun bari tarih tekerrür etmez. Samimi temennimiz o.

  Ne varki 5 ayı geride bırakıyoruz, ortada gözle görülür elle tutulur, kaliteyi artırıcı bir hizmete şahit olamadık, sadece rutin hizmetleri ağır aksak yürütmeye çalışıyorlar, ortada iyileştirme adına bir faaliyet göremiyoruz, gören var mı,  bu tempoda devam ederse zamanında sağlı sollu çok eleştirdikleri Bürokrat Vekil Zihni ALDIRMAZ’ın gerisine düşecekler.

Bir taraftan 5 - 6 ay öncesine kadar Adana’yı iyi yöneteceklerine dair söylemedik söz bırakmadılar, kısık da olsa bir taraftan halen de söylemeye devam ediyorlar, ne var ki ortada bir iyileştirme adına ciddi bir icraat göremiyoruz.

  Başkan-Yönetici icraatı ile konuşur, kamuoyu onu değerlendirir veya başkan seçim öncesi vaatlerinin/konuştuğunun arkasında durur, yapılması gerekeni yapar saygınlığını, inandırıcılığını ve itibarını korur. Yoksa hamaset dolu sözlerle ve sloganlarla 4-5 ay idare etse de icraatını ortaya koyamazsa şehre yük olmaya başlar.

Bu gün üç ayrı partinin temsil ettiği Adana’da söylemleri farklı olsa da ortak özellikleri beklenen radikal icraatlara başlayamamaları. Seçimden önce meydanlarda Adananın sorunlarını çok iyi bildiklerini iddia edenler bu gün bırakın marka projelere başlamayı, rutin hizmetlerden temizlikten, toplu taşımadan tutunda, işporta, seyyar satıcılar, kaldırım ve yol işgalcilerine dahi müdahale etmekte zorlanmaktadırlar.

 Dün ne diyorlardı, zamanı geldi, bir şey değişecek her şey değişecek,  bu gün değişen ne var, değişip de daha iyi olan, zamanı gelip geçtiği halde, hala ne beklenir. Bulundukları Belediyede halkın oyu ile iktidar oldukları halde muktedir olamayanlara ne demeli, Seçildikleri belediyelerin tüm sorunlarını ve çözüm yollarını bildiklerini ballandıra ballandıra anlatanlar şimdi neredesiniz. Sorunlar yerinde duruyor.

 Belediyeler sorun üretme yeri değil sorun çözme yeri olduğunu eniyi sizler bilirsiniz, zaten bunları söyleyerek geldiniz. Şikâyet etmeye hiç ama hiç hakkınız yok.  

Bir Belediye başkanı için 4-5 ay önemli bir zaman aralığıdır. Bu süre içerisinde kendini icraatıyla hemşerilerine ümit vermek durumundalar. Bu gün için Adana da ortaya konulan bir ciddi çalışma görülmemektedir. Böyle 1 – 2 ay daha sürerse beklentiler üzüntüye dönüşür. Sözler de yavaş yavaş inandırıcılığını kaybeder.

Bunları ne için yazdım parti ve siyasi düşünce ayrımı yapmaksızın, tüm belediye başkanlarımızın dünü ve bu günü bir daha gözden geçirmelerini, yönetimde muktedir oldukları son 5 aylarını sorgulamalarını ne dedik ne yaptık sözden çok icraata geçebildik mi, sorularına makul mantıklı cevap verebilmeleri, toplum/insan odaklı çalışmalar yapılıyor mu diye örnek şehir  (Kayseri) vererek hatırlatmak anlamında yazdım.

 Geçen süre içerisindeki mevcut görüntünüz ileri şehircilik anlamında ümit vermediğini somut örnek vererek farkı ortaya koymaya çalıştım, bunu yukarda saydığımız diğer illerle de rahatlıkla karşılaştırabilirsiniz. Göreceksiniz ki dün de bu günde başarısızlığın devam ettiğini.

Yoksa belediye icraatlarında, aynı kanun, aynı yönetmelik, aynı tebliğ hükümlerinin uygulanmasına rağmen neden her şehirde farklı sonuçlar elde edilsin. Demek ki “at sahibine göre kişniyor” 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2010 Adana Yorum | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0322 290 27 16 / 0532 268 05 48 | Haber Yazılımı: CM Bilişim